İşgal olgusu rakamlarda
Dağlık Karabağ: işgal tarihi - 1988-1992 yılları, arazisi - 4400 kv.km; Şuşa bölgesi: işgal tarihi - 8 Mayıs 1992, arazisi -289 kv.km; Laçin bölgesi: işgal tarihi - 18 Mayıs 1992, arazisi 1840 kv.km; Kelbecer rayonu: işgal tarihi - 2 Nisan 1993, arazisi - 054 kv.km; Ağdam bölgesi: işgal tarihi - 23 Temmuz 1993, arazisi -1150 kv.km; Cebrail bölgesi: işgal tarihi - 23 Ağustos 1993, arazisi - 1050 kv.km; Fuzuli bölgesi: işgal tarihi - 23 Ağustos 1993, arazisi -1390 kv.km; Kubadlı bölgesi: işgal tarihi - 31 Ağustos 1993, arazisi - 802 kv.km; Zengilan rayonu: işgal tarihi - 29 Ekim 1993, arazisi - 707 km kare

Karabağ halıları

Karabağ halılarının 33 türü mevcuttur. Yerli koyun türlerinin yünlerinin özelliklerine uygun olarak Karabağ halıları kaba ve hafif olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Karabağ halıları yaşam aşkı ve parlak renkleriyle seçilmektedir. Onlar dört gruba ayrılırlar: madalyonlu, madalyonsuz, seccadeli ve konulu. Bu halılar Karabağ'ın dağlık bölgelerinde Malıbeyli, Murathanlı, Taşbulak, Cebrail, Horadiz ve diğer başka yerleşim birimlerinde üretilmekteydi. Azerbaycan'ın güneybatısında yer alan Karabağ halı ekolü iki bölgede dağlık ve kırsal alanlarda gelişmiştir. Yazılı kaynaklarda Arap tarihçileri El-Aziz, Mes'ûdî ve diğerleri tarafından X yüzyıldan başlayarak yün ve pamuk işlemeyle uğraşan büyük işçilik merkezi olarak adı geçen Karabağ'ın Dağlık bölgesinde XIX yüzyılda halı üretiminde Şuşa şehri ve Taşbulak, Tavşanlı, Rehin, Trniviz, Çanakçı, Tuğ, Eski Tuğlar, Hadrut, Murathanlı, Kasımuşağı, Kubadlı, Kozağ, Mirseyid, Bağırbeyli, Hanlık, Dağ Tumas köyleri önemli bir yere sahiplerdi. Dağlık bölgeye oranla hammadde, hiç kuşkusuz, daha iyi sağlanmış kırsal bölgelerdeyse Cebrail, Ağdam, Berde ve Fuzuli halı üretiminde önemli yere sahiptir. Kendi sanatsal ve teknik özellikleri, renklerin kullanımı açısından Zengezur ve Nahçıvan halı üretimi merkezleri de Karabağ halı ekölünün içindedirler.

"Aran halısı", "Bahçegüller halısı", "Balık halısı", "Boynuz halısı", "Berde halısı", "Behmenli halısı", "Karabağ halısı", "İhtiyar halısı", "Kasımuşağı halısı", "Lemberan halısı", "Muğan halısı", "Talış halısı", "Lamba halısı", "Malıbeyli halısı", "Hangarvend halısı", "Hanlık halısı", "Hantirme halısı", "Çelebi halısı", "Kestanedesenli halı", ve diğer desenli halı kompozisyonları Karabağ halıcılık ekolünün klasik örneklerindendir. Karabağ'da evlerin tasarımına uyarlanmış 5 halıdan oluşan set halı kilim grubu yaygındır. XVIII yüzyılda Karabağ halı ekolü Şuşa'da yoğunlaşmıştır. XVIII yüzyılda Şuşa'da klasik desenli halılarla beraber, Rusya'dan ve Avrupa'dan getirilmiş tepsi, kokulu sabun, çit ve diğer çeşitli ev eşyaların üzerinden alınan desenlerden yeni halı kompozisyonları-"Bahçedegüller halısı", "Saksıdagüller halısı", "Bulut halısı" ve diğer türler dokunmaktaydı. Karabağ halılarının renk boyama işlevi oldukça zəngindir. Bu zenginlik Karabağ doğasının tüm renklerinin en ince detaylarını yansıtmaktadır. Eski zamanlardan ta bugünlere Azerbaycan halılarının aralık bölgeleri geleneksel olarak renkliydi. Çeşitli bitkilerle beraber, ortaçağdan burada renkler farklı böceklerden alınmaktaydı. Onların içerisinde kırmızı renk almak için en geniş yayılmış olanı kırmızı böcektir. Halk arasında onun ismi "kurt kırmızı", "meşe böceği"dir.

 

Çelebi halısı 

Karabağ halılarının desenlerinin kendi sanatsal değeri ve anlatım biçiminin orijinalliği acısından eşi, benzeri bulunmamaktadır. Bu halılar yatay simetri prensibi üzere konuyu dekoratif olarak benimsenmesinin halk anlatımı üzerinde kurulmuştur. Önceleri Karabağ halılarının güzel resimlerle beraber, avcılık desenler de bulunuyordu, ama daha sonra halıcılıkta avcılık desenlerine ilgi oldukça azalmıştır. Onlarda dinamik av sahneleri hemen hemen yoktur, avcılığın yalnız nitelikleri, simgeleri gösterilmekteydi. Sonraki dönemlerde bu süreç gittikçe derinleşiyor ve XX. yüzyılın ilk çeyreğinde avcılık bir konu olarak tamamen ortadan kalkıyor, kendi yerinin birbirleriyle ancak kompozisyon açısından bağlantılı hayvan görüntülüerine bırakıyor. "Şedde" tipi halıların kazık halılarına etkisi işte bu yönden anlatılmaktadır. Eski hafif "şedde" halıları kompozisyon yönünden ilkel, yatay yapılanma prensibi üzerine kuruluyor ve tek türlü erkek ve hayvan figürleri paralel ölçütte durmadan tekrarlanıyordu. Avcılık motiflerine ilgiyi kaybeden halı ustaları bu sanatsal prensipten yararlanmaktalardı. Örneğin: XIX yüzyılın sonlarında Karabağ'da "Atlı,köpekli", "kedili,köpekli", "geyikli,ceylanlı" türünde halılar üretilmekteydi. Bunlar genel olarak kompozisyon açısından hayvan görüntüleri olan yatay şeritlerdi. Halk destanının kahramanı, Doğu'nun büyük şairi Firdevsi nin "Şehname" şiirinde ana karakteri olarak bilinen Rüstem Zal`a adanmış Karabağ halıları özellikle farklıdır. Rüstem ve Söhrap halı serisi minyatür boyaması için geleneksel kompozisyon ilkelerinin halk ruhunda yorumlanmasıyla dikkatleri üzerine toplamaktadır. Bunlar kendineözgü düşünce ve sanat özellikleri açısından halk halıcılık sanatının gerçek anlamda eşsiz örneklerindendir.

 

Boynuz halısı

"Boynuz" ismiyle ünlü olan halı türleri Karabağ halıcılık ekolüne aitdirler. Onlar Dağlık Karabağ'ın çeşitli halıcılıkla uğraşan bölgelerinde üretilmekteydi. Karabağlı kocaman halı sanatçıları "Boynuz" halısını eskiden olduğu gibi, "Horadiz" olarak isimlendirmekteler. Orta Asya'da ve Ortadoğu'da, ayrıca Azerbaycan'da koyun, öküz, keçi gibi boynuzlu hayvanları kutsallığı hep kabul gören bir gerçektir. Önceleri tarımla, ürünle, sonra totemlerle, daha sonraysa gök cisimlerine benzerlikleriyle "boynuz" farklı karakterleri ve imgeleri simgelemekteydi. Güç ve iktidar simgesi olarak bilinen boğa aynı zamana, "gökyüzü güçlerini", daha kesin olaraksa su ve tarım tanrısını simgelemektedir. Halının orta  kısmının tasarımı tumdan değişik durumlarda kullanılmış boynuz görüntülerinden oluşmaktadır. "Boynuz" halılarının orta alanını düzenleyen, benzer biçimli öğeler, süsler sanat geleneğine ve genel oalrak kabul görmüş kurallara uyğun olarak, peşpeşe dizilerek yatay sıralar yaratırlar. Bu "Boynuz"ların assimmetrik yapısı bir taraftan halıyı canlandırmakta, diğer taraftaysa bu halıları hemen her ölçüde dokumağa imkan tanımaktadır. Bu "Boynuz"ların etrafında toplanan, halının temel öğesini oluşturan farklı desenler ve detaylar bu kompozisyonda dolgu elemanı rolunu üstlenmektedir.

 

Balık  halısı

Bu halı Karabağ halı ekolünün en yaygın halı türlerindendir. Ülkemizin kuzeyinde "Balık", İran Azerbaycanındaysa "Muhi" ismiyle ünlüdür. "Balık" halısı Karabağ`ın tüm halıcılık bölgelerinde üretilmesine rağmen, ana üretim merkezi Berde şehri olarak bilinmektedir. XVIII yüzyılın ikinci yarısından "Balık" halısı Şuşa şehrinde de üretilmekteydi. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından Şuşa şehrinde üretilen halı ve kilimlerin yaklaşık yüzde 35`i "Balık" tipine aitti. Ünlü "Erag", "Pıçak", "Mustofi" ve baska desenli halılar genel olarak "Balık" deseni üzerinde dokunuluyordu. "Balık" kompozisyonu aynı prensibe bağlıdır, onun tarafları kısa aralıklarla peşpeşe dizilmekteler. Desenin sonunda eğik yapraklar, kimi zamansa uzun figürler biçiminde eğilerek, "Balık" desenini anımsattığı için halıcılar bu komposizyonu "Balık" olarak isimlendirmişlerdir.

 

Karabağ halısı

"Karabağ" ismiyle ünlü olan halılar Azerbaycan'ın tüm halı dokunan bölgelerinde üretilen halı ekölünden bir tanesidir  ve günümüzde de üretilmektedir. Üretim yerlerine bağlı olarak bu halılar çeşitli isimlerle bilinir, fakat sanatçı uzmanlar bu halıları "Karabağ" diye tabir ediyorlar. XIX yüzyılda Şuşa'da İstanbul pazarlarına satış için üretilen bu kompozisyonlu halılar "Han" veya "Han Karabağ" olarak çeşitli isimlerle anılmışlardır, aynı desenle Kuba'da dokunan halılarsa "Afurca halısı" olarak bilinmektedir. "Karabağ"  ismiyle anılan halılar birkaç çeşittir:

1. Birkaç madalyondan oluşan orta sahanın kompozisyon İran ve Hindistan sanatsal özelliklerine uyğun olarak basma desenli perdeleri anımsatmaktadır. Bitki süslemeleriyle süslenmiş bu madalyonlar XV-XVII yüzyıl Tebriz ressamlarının tasarımıyla hazırlanmış Kuran-i Kerim ve edebi-sanatsal yapıtların kapaklarında da kullanılmıştır. Madalyonların yukarı ve aşağı bölümlerinde bulunan başlıklar medalyonlarla orta alanlar arasındaki boşlukları doldurmaktadır.

2. Ayrıca halıcılar arasında "Çin deseni" ismini alan "Karabağ" halıları da mevcuttur. Bu halıların kompozisiyonlarıysa bir hizada bulunan sekiz madalyonlardan oluşmaktadır.

 

Hanlık halısı

Hanlık bölgesi Azerbaycan'ın en bilinen halıcılık mekanlarından bir tanesidir. Burada üretilen halılar sanat eserlerinin güzel örneği sayılırlar ve her zaman da böyle bir gelenek sürüp gitmektedir. Yüksek nitelikleriyle ve özellikleriyle seçilirler. XIX yüzyılda Cebrail'de, özellikle de Mirzecanlı, Efendiler, Taşkesen, Süleymanlı köylerinde üretilen halılar Dünya pazarına ve çarşılarına gönderilen halılardan daha güzel olarak görülüyordu. "Hanlık" halısının orta alanında büyük öküz bulunmaktadır. Onun yukarı ve aşağı kısmında iki kare, orta alanın dört köşesindeyse yatay düzeyde yerleştirilmiş taç yaprağı bulunmaktadır. "Hanlık" halısında bu halı türüne özgü karakteristik olan dipnotlar şeritler halinde dizilmiştir. "Hanlık" halısının orijinal örnekleri özel siparişle dokunmuş bileşik kompozisyonlu halılardan farklıdır. Örneğin, XIX yüzyılda şaire Hurşud Banu Natevan'ın desteğiyle halk arasında "Han kızı" olarak bilinen "Hanlık" halısı üretilmiştir.

 

Kasımuşağı halısı

Azerbaycan halıcılık okullarından olan Karabağ halıcılık okulunun Cebrail grubuna ait Kasımuşağı halısı ismini şimdiki Laçin ilinin kuzeyinde bulunan Şamkend, Erikli, Kürdhacı, Corman ve Şelve köyünün nüfusunun ismiyle alakalıdır. Kasım Hacı Sam oğlu koşulsuz bir zamanlar burada yaşamış saygın kişi olmuştur. Bu köylerde yakın geçmişe kadar yüksek tür halılar üretilmekteydi. "Kasımuşağı" halılarının ortasında bulunan kompozisyonu sanat açısından orijinal yapıya sahip olup, çeşitli ayrıntılardan ve elementlerden oluşmaktaydı. Halının merkezinde çerçevelerle kaplı büyük madalyon bulunmaktadır. Madalyonun ortasında dörtköşeli madalyon (rozet) var. Rozetin yanlarından dört bir tarafa katlanmış dallar ayrılmaktadır. Orta alanın üst ve alt kısmında merkezi madalyon çıkan, şekil itibariyle dala benzer birkaç büyük "kol" mevcuttur. Bu kolların (büyük kolun yukarı ve aşağı kısımlarında) arasında sadece bu halılar özgü olan ve deseni genel olarak kubbe biçimindedir.

 

Behmenli halısı

Bu halı ismini şüan Fizuli ilindeki Büyük Behmenli köyünden almıştır. "Behmenli" halısının orta kompozisyonu birbirinin peşpeşe dizilmiş, orijinal biçimli figürler oluşturmaktır. Orta alanda bulunan bir veya iki figür özellikle ilginç olan kompozisiyondur. Ihtiyar halıcıların tahminlerine göre, bu figürler "anıtlar", "mangal" veya "çang" (pençe), diğerleriyse kaplumbağayı açıklar. Böyle bir sonuca varabiliriz ki, hayvan figürüne benzeyen bu figürler belli kavmin totemi olan kaplumbağanın açıklamasıyla ilgilidir.

 

Malıbeyli halısı

Karabağ halıcılık ekolünün Şuşa grubunun içinde bulunan Malıbeyli halıları kendi adını Şuşa kentinden 15 km kuzeyinde bulunan Malıbeyli köyünün isminden almıştır. Bu köyün erkek nüfusu hayvancılık ve tarımla, kadınlarıysa halı ve gebe dokumacılığıyla uğraşıyorlardı. Onların halıları tüm Karabağ'da ünlüydü. Hakkında konuşulan halı yalnız Malıbeyli'de değil, hem de Karabağ'ın diğer halıcılık noktalarında dokunmaktaydı. Bu köy halı ürünlerinin üretimiyle ünlüdür: çuval, hurcun, heybe, eğer üstü örtü vb. Bunlar günlük ve köy yaşamında geniş kullanılmaktaydı. Son dönemlere kadar Malıbeyli'de desenli keçeler de dokunuyordu, onun desenleri ortaçağda Orta Asya'nın dekoratif sanatsal desenleriyle hemen hemen benzerdir.

 

Kaynak:

www.mct.gov.az