İşgal olgusu rakamlarda
Dağlık Karabağ: işgal tarihi - 1988-1992 yılları, arazisi - 4400 kv.km; Şuşa bölgesi: işgal tarihi - 8 Mayıs 1992, arazisi -289 kv.km; Laçin bölgesi: işgal tarihi - 18 Mayıs 1992, arazisi 1840 kv.km; Kelbecer rayonu: işgal tarihi - 2 Nisan 1993, arazisi - 054 kv.km; Ağdam bölgesi: işgal tarihi - 23 Temmuz 1993, arazisi -1150 kv.km; Cebrail bölgesi: işgal tarihi - 23 Ağustos 1993, arazisi - 1050 kv.km; Fuzuli bölgesi: işgal tarihi - 23 Ağustos 1993, arazisi -1390 kv.km; Kubadlı bölgesi: işgal tarihi - 31 Ağustos 1993, arazisi - 802 kv.km; Zengilan rayonu: işgal tarihi - 29 Ekim 1993, arazisi - 707 km kare

Karabağ - Azerbaycan

Karabağ - Azerbaycan

Karabağ Azerbaycan'ın eski tarihi beldelerinden bir tanesidir. Azerbaycan'ın ayrılmaz bir parçası olan Karabağ'ın ismi Azerbaycancadaki "Kara" ve "bağ" sözlerinden oluşmaktadır. Azerbaycan halkının kendi öz toprağının bir parçasına verdiği "Karabağ" sözü ilk kaynaklarda VII yüzyıldan bu yana kullanılmağa başlanılmıştır.

Karabağ'dan bahsederken ilk once akla bir soru gelmektedir: Karabağ neresidir, Azerbaycan'ın hangi topraklarını kapsamaktadır? Bu sorunun cevabı bugün daha günceldir ve Ermeni bölücüleri tarafından oluşturulan "Dağlık Karabağ sorunu"nun anlaşılması için büyük önem taşımaktadır. Verilmiş soruya cevap için ilk kaynağa dönelim. Zamanında bu alanı kapsayan Azerbaycan devletinin - Karabağ Hanlığı'nın veziri olmuş Mirza Cemal Cavanşir Karabağlı kendisinin "Karabağ tarihi" (1847) eserinde bu konuyla alakakı yazıyordu: "Eski tarih kitaplarının yazdığına bakılırsa, Karabağ eyaletinin sınırları şöyledir: güney taraftan Aras nehri: Hudaferin Köprüsü'nden Kırıkköprüye kadar. Doğu taraftan Kür nehri, Cevad bölgesinde Aras nehrine kavuşarak Hazar denizi`ne dökülür. Kuzey taraftan sınırlar Karabağ'ın Yelizavetpolla (Gence gubernyası`nın eski isimlerinden) Kür nehrine kadar onun bir çayı olan Goran çayı`na kadar gitmektedir ve Kür nehri değişik bölgelerden geçerek Araz çayına ulaşır. Batı taraftaysa sınırları Kuşbek, Salvartı ve Erikli isimli yüce Karabağ dağları oluşturmaktadır."

Rusya işgali ve sömürgeciliğinin ilk döneminde Karabağ topraklarının ve sınırlarının böyle net tarif edilmesi şunun göstergesi olabilir:

1. bu olguyu doğrudan Karabağ'ın yönetimiyle uğraşan bir devlet adamı yazıyor, dolayısıyla, bu olgu resmi belgelere dayalı resmi sözdür, Rusya'nın hizmetinde olan devlet adamının resmi sözüdür;

2. diğer yandan bu olgu sadece gerçeğe, deneyime dayalı kalmayıp ilk kaynaklarla de kanıtlanmıştır. Mirza Cemal'in konumunun doğruluğunu göstermek için eski tarih kitaplarına başvurması sadece basit bir raslantı olamaz.

Görüldüğü üzere, siyasal-coğrafi mekân olarak, tarihte hep "Dağlık Karabağ" değil, tüm durumlarda, yani Karabağ'ın tüm topraklarını - dağlarını, ovalarını kapsayan genel bir "Karabağ" kavramı olmuştur. Dolayısıyla, "Dağlık Karabağ" kavramı daha sonra oluşmuş biur kavramdır, bölücülük niyetiyle Karabağ'ın bir bölümüne verilmiş isimdir. Mantık da bunu kanıtlamaktadır: eğer Dağlık Karabağ varsa, o zaman ovalık Karabağ da mevcuttur. Gerçeklik da şöyledir: bugün Azerbaycan'da hem Dağlık Karabağ var, hem de ovalık Karabağ var. Ister ovalık, isterse de dağlık Karabağ hep, tüm tarihi dönemlerde bir halkın - Azerbaycan halkının vatanı olmuştur, dilinde "siyah" ve "bağ" sözleri olan halkın. Azerbaycan halkının yüzlerce eski, ender halk yaradıcılığı  örnekleri, müzik incileri işte hep Karabağ'da oluşmuştur, Karabağ'la ilgilidir.

Karabağ bölgesinde birkaç nesil Azerbaycan arkeoloji uzmanlarının çabasıyla Kuruçay kültürü (Paleolitik dönem), Leylatepe kültürü (eneolit dönemi), Kür-Aras kültürü (ilk tunç dönemi), Üzerliktepe kültürü (orta tunç dönemi), Hocalı - Gedebey kültürü (son tunç ve ilk demir dönemi), yanı sıra antik ve ortaçağa ait yüzlerce tarihi anıt incelenerek dünya bilimsel kamuoyunun dikkatine sunulmuştur. Tüm bu yapıların sadece Azerbaycan halkının geçmişine ait olması dünya arkeoloji bilimi tarafından yıllardır bilinmektedir ve bu yapıların Ermeni tarihiyle hiçbir ilgisi yoktur.

Dağlık Karabağ Azerbaycan Cumhuriyeti'nin batı bölgesidir, yani genel olarak Karabağ'ın bir parçasıdır. Sovyet döneminde, 1923 yılının Temmuz ayında arazisi 4,4 bin kv.km veya Azerbaycan Cumhuriyeti genel arazisinin yüzde 5,1`ni oluşturan Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi kuruldu. Özerk bölgeye Şuşa, Askeran, isimleri değiştirilmiş ve Ermenice seslendirilen Hadrut bölgesi, Mardakert, Martuni bölgesi ve bölgenin merkezi olarak Stepanakert (bu şehrin ismi de Sovyetler Birliği`nin kurulduğu ilk yıllara kadar Hankendiydi) şehri dahildi. Dağlık Karabağ şimdiki Azerbaycan Cumhuriyeti'nin bir parçasıdır. Günümüzde civar bölgelerle birlikte Ermenistan Cumhuriyeti'nin işgali altında bulunmaktadır. Tarih boyunca Azerbaycanlıların yaşadığı bölgedir. 1820 yılından itibaren Ermenilerin Azerbaycan'a toplu şekilde aktarıldığı bölgelerden bir tanesidir.

Dağlık Karabağ sorununun kökleri 18. yüzyıla kadar uzanmaktadır, daha eskilere gitmesi imkansızdır. Zira, Ermeniler Karabağ'da İran siyasi amaçlı faaliyetleri sonucunda İran yaylasından ve Anadolu'dan aktarılmışlardır. Yavaş yavaş çoğalan Ermeniler toprak iddiasıyla çıkış yapmağa başlamışlardır. Henüz Karabağ Hanlığı döneminde onlar bölücü faaliyetlerle uğraşarak hanlığa dış güçlerin seferlerini oluşturmuşlardır. 1805 yılında Karabağ Hanlığı Rusya tarafından işgal edildikten sonra buraya, ayrıca Erivan, Nahçıvan topraklarına Ermenilerin aktarılması süreci iyice hızlandı. Hatta Türkmençay Anlaşması`na (1828 yılı) bu süreci resmileştiren kimi bölümler de eklenmiştir.

XX yüzyılın başlarındaysa Ermeniler Karabağ, Erivan ve Nahçıvan topraklarına iddiada bulundular ve İran ve Rusya'dan bu konuda ciddi destek aldılar gördüler. 1918 yılında bu amaçla Azerbaycan'ın her yerinde soykırım yapıldı. Amaç "Denizden Denize Büyük Ermenistan" yaratmaktı. Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kurulduktan sonra eski Azerbaycan toprağı Erivan'ın Ermenilere taviz verilmesiyle (1918 yılında) görünüşte her şey çözülmüş gibi gözükmekteydi. Sovyet döneminde Zengezur ve Göyçe de Ermenilere verildi. Böylece Rusya ve İran sadece Türkiye ve Azerbaycan'ı ayırmadı, ayrıca Nahçıvan`ı da Azerbaycan'dan kopardı. Sovyet döneminde defalarca Karabağ'ı Ermenilere vermeğe çalışsalar da, bu gerçekleşmedi.

Sovyetler Birliği`nin dağılmasına yakın artık Ermeniler Karabağ'da iyice aktirfleşmişlerdi ve 1988 yılından itibaren askeri operasyonlara başladılar. Askeri operasyonlar 1994 yılında ateşkesle durduruldu, Dağlık Karabağ ve ona komşu diğer Azerbaycan'ın 7 bölgesi - Laçın, Kelbecer, Ağdam, Fuzuli, Cebrail, Kelbecer, Zengilan Ermenistan tarafından işgal edildi. Dağlık Karabağ'da bölücü rejim 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir. Hiçbir uluslararası yasanın hukuksal taleplerine uymayan bu “bağımsızlık” şimdiye kadar haklı olarak dünyada hiçbir ülkesi tarafından tanınmamıştır.

Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ Özerk İli

 

     Arazisi - 4400 kv.km

     Nüfus (1989 - cu il) - 189 085

     Ermeniler - 145 450 (%76,9)

     Azerbaycanlılar - 40 688 (%21,5)

     Ruslar - 1922 (% 1)

     Diğerleri - 1025 (%0,6)

 

 

Dağlık Karabağ bölgesi ve civar bölgelerin işgal tarihi

 

     Dağlık Karabağ - 1988-1992 (Şuşa – 08 Mayıs1992)

     Laçin – 18 Mayıs, 1992

     Kelbecer – 2 Nisan, 1993

     Ağdam -  23 Temmuz, 1993

     Fuzuli – 23 Ağustos, 1993

     Cebrail – 23 Ağustos, 1993

     Kayseri – 31 Ağustos, 1993

     Zengilan – 29 Ekim, 1993

 

Azerbaycan`a saldırının kurbanları

 

     Ölenler - 20000

     Sakatlar - 50000

     Kayıplar - 4866

 

Enkaz ve hasarlar

 

     Şehir, köy, kasaba - 890

     Evler - 102 000

     Kamu binaları - 7000

     Okullar - 693

     Çocuk kreşleri - 855

     Sağlık kurumları - 695

     Kütüphaneler - 927

     Tapınaklar - 44

     Camiler - 9

     Tarihi beldeler - 9

     Tarihi anıt ve müzeler - 464

     Sanayi ve tarım işletmeleri - 6000

     Karayolları - 800 km

     Köprüler - 160

     Su kemerleri - 2300 km

     Gaz boru hatları 2000 km

     Elektrik hatları - 15 000 km

     Ormanlar - 250 000 ha

     Arsalar - 200 000 ha

     Sulama sistemleri - 1200 km

 www.virtualkarabakh.az