Loading...
İşgal altında bulunan Azerbaycan topraklarında ekoloji durum

İşgal altında bulunan Azerbaycan topraklarında ekoloji durum

1988-94 yıllarında Ermenistan'ın askeri saldırı sonucu Azerbaycan Cumhuriyeti'nin 1,7 milyon ha.lık toprağı işgal edilmiştir. İşgal altında bulunan topraklarda 460`dan fazla çeşitte yabani ağaçlar ve çalılıklar, maki örtüsü mevcuttur. Bunlardan 70'i endemik tür olup, dünyanın hiçbir yerinde doğal halde yetişmemektedir. Karaçehre, ayı fındığı, Araz meşesi, yalancı ceviz, doğu çınarı, adi nar, orman üzümü, pirkal, şümşad, eldar çamı, adi hurma, söğüt yapraklı armut vb. tür ağaçlar işgal altındaki bölgede imha edildiğinden şu an dünyanın doğal zenginliklerinden silinmek üzeredir. Basitçay Devlet Doğal Zenginlikler Parkı, Arasboyu Devlet Doğal Zenginlikler Parkı, Karagöl Devlet Doğa Koruma İşletmeleri, Laçin İl Devlet Doğa Korumaları, Kubadlı İl Devlet Doğa Koruma İşletmeleri ve Taşaltı Devlet Doğa Koruma İşletmeleri bünyesinde bulunan değerli ağaç ve biyolojik çeşitliliğin diğer türleri de bugün de yok edilmektedir. Işgal altında bulunan bölgelerde 247352 ha.lık orman alanı da dahil olmak üzere 13197,5 ha.lık ender bulunan ağaçlardan ve çalılıklardan oluşan ormanlık alanlar, 152 adet doğal anıt ve 5 adet jeolojik alan bulunmaktadır. Şu anda işgal altında bulunan topraklarda outran Ermeniler büyük öneme sahip olan bu doğal yapıların büyük çoğunluğunu hunharca katletmişlerdir. Ender ağaç türlerinden oluşan 986 ha.lık devletin denetiminde bulunmuş ormanlık alanlar, 710 ha.lık kolhoz ormanları, 560 ha.lık yol, su, göl, gölet, kanal kıyısında bulunan doğal ormanlık alanlar işgal altında bulunduğundan, bölgede ermenilerce çıkarılan yangınlar sonucu bölgenin doğal zenginlikleri büyük ölçüde hasar gördü.

Ağdam kentinde yaşı 150-250 yıl kadar olan 6 adet, Şelli, Seyidli, Sarıhacılı, Aliağalı köylerinde yaşı 200-250 yıl olan 8 adet, Boyahmedli köyü civarında yaşı 400 yıla ulaşan 71 adet doğal anıt olarak koruma altında bulunan, dünyaca ünlü Doğu çinarları imha edildi. Belirtilmelidir ki, Avrupa'da tek doğal çınar ormanı Küçük Kafkasya'nın batı kısmında Zengilan ilinin sınırları içindedir. Bu ormanlık alan Basitçay vadisinde 117 ha.lık alanı kapsamaktadır. Onun 107 ha.lık bölümü Basitçay Devlet Doğal Zenginlikler Parkı`na aittir. Zengilan ili`nin Rezdere köyünün sınırları içinde bulunan çınar ormanlarının olduğu bölgede Ermeniler kereste fabrikası kurmuşlardır. Fabrika kesintisiz olarak çalışmakta ve mobilya malzemesi üretimi yapmaktadır. Civarda bulunan çınar, ceviz, meşe ağaçlarını imha ederek mobilya yapımında kullanıyorlar. Ermeniler imha edilen ağaçların kökünü kazımak amacıyla o ağaçların köklerini patlayıcı maddelerle patlatıyor, daha sonraysa yakarak cinayetlerinin izini kaybettirmeğe çalışıyorlar. Daha bir olgu. Ermeniler Zengilan ilinin Muğanlı köyünde 100 milyon dolar değerinde yeni ağaç işleme fabrikası inşa etmişlerdir. Onun sahipleri İsfahan ermenileridir. Kelbecer ilinde dünyaca özel koruma altına alınmış 968 ha. Lık alanı kapsayan ayı fındığı ağaçları da toplu şekilde kırılarak yabancı ülkelere satılmaktadır. Il sınırları içinde 4 binden fazla farklı bitki türleri mevcuttur ki, bunlardan 200'e kadarı ilaç sanayiinde kullanılmaktadır. İşte o ilaç sanayiinde kullanılan bitkiler de yabancı şirketler tarafından yabancı şirketlere satılmaktadır. Bu hunhar imhalarsa bitkilerin bu bölgelerde yok olmasına neden oluyor. Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı H.Halefov`un imzasıyla Azerbaycan Cumhuriyeti Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı'na gönderilmiş 17 Aralık 2003 tarihli 4/21-332/0 no - lu mektupta son dönemlerde Tahran'ın çeşitli ticaret merkezlerinde Ermenistan'da üretilmiş “Cermuk” doğal maden suyunun satıldığı yazıyor.

Yapılan araşdırmalar sonucunda belli olmuştur ki, adı geçen maden suyu Ermenistan'ın “Cermuk” şirketler grubu tarafından Azerbaycan Cumhuriyeti'nin işgal altında olan Kelbecer bölgesindeki "İstisu" doğal maden suyu rafinelerinde doldurularak paketlenmekte, şişelerin üzerindeyse Ermenistan'ın turizm bölgesi olarak bilinen Cermuk yerleşim biriminde doğal maden kaynaklarından doldurulması konusunda Farsça sahte bilgiler ve suyun kimyasal bileşimi yazılmaktadır. Bilindiği üzere, Şuşa şehri dünya kültürünün en gözde beldelerinden bir tanesidir. Bu şehrin kültür ve tabiat anıtları artık hemen hemen yok edildi. "Ağzı yassı in" diye bilinen yerin önünden Tophane ormanının park bölgesine doğru ormanın çok yüksek yerinde genişçe bir arazide ağaçlar yok edilerek konutlar inşa edilmesine başlandı. "Haça yal" diye bilinen bölgede yıllarca dikilerek özenle bugünlere kadar getirilmiş 2000 civarında meşe ağacı Ermeniler tarafından kesilerek kar amacıyla tamamen talan edildi. Diğer bir doğa anıtı Gargar nehrinin sol kıyısında, Şuşa kentinden güneyde bulunan, uzunluğu 114 m olan, kireç taşları Titan dönemine ait edilen "Han Mağarası" da özel korunan doğa anıtlarından bir tanesiydi. Şuşa ve Askeran topraklarında ender doğal yapıları korumak için 1988 yılında inşa edilen Taşaltı Devlet Doğa Koruma İşletmeleri 450 hektar alanı kapsıyordu.1992 yılında Ermenilerce ilhak edilen Taşaltı Devlet Doğa Koruma İşletmeleri şu an ortadan kaldırılmış durumda. 14 Haziran 2006 tarihinde Ermeniler`in Hocavend bölgesi "Karaca çalan" ve "Nergis tepe" denilen bölümlerinde yangın çıkarmalarıyla ilgili olay yerinde yapılmış incelemeler sırasında belli oldu ki, Ermenilerin yaptıkları vahşet sonucunda 15000 ha. – ya kadar arazi yangından hasar görmüş, yangın sırasında toprağın üst kısmı ve bitki örtüsü tamamen yok olmuştur. Orada bulunan doğal zenginlikler imha edilmiş, arazide bulunan ağaçlar yakılarak küle dönüştürülmüştür. Zengin biyoloji çeşitliliğe sahip Azerbaycan doğasının bir parçası olan Laçin ilindeki İl Devlet Doğa Koruma İşletmeleriyse çevreye vurulan hasarın miktarı boyuta gelmez ölçüdedir.

Toplam alanı 240 ha. Olan doğa koruma işletmeleri şimdi Ermeniler tarafından talan edilmektedir. Karagöl ve onun bünyesinde bulunan doğal zenginliklerin tamamen yok olma tehlikesi ortaya çıktı. Aynı zamanda Karabağ topraklarındakı Hacışamlı ormanında dünyada en değerli agaç türü olarak bilinen kızıl meşe (altın meşe) ağaçları bulunmaktadır. Azerbaycan'da sadece bu koruma altında olan bu ağacın kerestesinden değerli mobilya ve özellikle konyak alkolünü tutmak için fıçılar yapılabilmektedir. Ama artık kızıl meşe ve diğer türler Ermeniler tarafından vahşice yok edilerek Fransa'ya, ceviz ağaçlarıysa kırılarak mobilya yapımında kullanılnak amacıyla İran'a satılmaktadır. En zengin madenler ve yeraltı zenginlik kaynakları da ülkenin işgal altındaki topraklarında kalmıştır. Bilindiği üzere işgal altında bulunan topraklarda 155 farklı türde madenler ve yeraltı zenginlik kaynakları mevcuttur. Bunlardan 5 altın, 6 civa, 2 bakır, 1 kurşun ve çinko, 19 kaplama taşı, 10 testere taşı, 4 çimento hammaddesi, 13 farklı çeşitte inşaat taşları, 1 soda üretiminde kullanılan hammadde, 21 pomza ve volkan külü, 10 kil, 9 kum-çakıl, 5 inşaat kumu, 9 Alçı, anhidrid ve gec, 1 perlit, 1 obsidian, 3 Vermikülit, 14 renkli ve süs taşları (akik, yeşim, oniks, cad, pefritoid vb.) 11 tatlı yeraltı su ve 10 maden suyu kaynakları bulunmaktadır ki, bu da ülkenin ekonomik potansiyeline önemli katkı sağlamaktaydı. Sözkonusu doğal kaynaklarda sanayi rezervleri onaylanmış 132,6 ton altın, 37,3 bin ton kurşun, 189 milyon m3 testere taşı, 1 milyon 526 bin ton gec, 1 milyon 968 bin m3/gün yeraltı tatlı su, 18 milyon 432 bin m3 kaplama taşı, 23 milyon 243 bin m3 kil, 57 milyon 965 bin ton inşaat taşı, 7805 m3/gün menbaa suları, 96 milyon 987 bin ton kum-çakıl, 1898, 4 ton cıva, 4 milyon 473 bin m3 perlit, 2 milyon 144 bin m3 pomza, 129 milyon 833 bin m3 soda üretimi için kireçtaşı, 147 milyon 108 bin ton çimento hammaddesi vb. ekonominin gelişmesinde önem taşıyan mineraller tespit edilmiştir.

Bunların büyük çoğunluğu Karabağ arazisinde bulunan işgalciler ve yasadışı yollara bölgeye gitmiş bazı yabancı şirketlerce sömürülmektedir. Kubadlı bölgesini işgal ettikten sonra köylerdeki evleri yakıp harap etmiş, il nüfusunun malını, mülkünü, evini, barkını talan edip götürmüş, ormanları, avlularda bulunan ağaçları kesip taşımış, doğa anıtlarını dağıtıp yok etmiş, doğal korumalardaki vahşi hayvanları ve kuşlarıysa hunharca avlamışlardır. Bergüşad ve Hekeri nehirlerinde bulunan kıymetli balık türleri elektirik akımları ve patlayıcı maddeler aracılığıyla yok edilmiş, sonuçtaysa bu değerli balık türlerinin soyu tükenmiştir. Başka türlü ifade edecek olursak, Kubadlı`nın ekolojik yapısına ve doğal kaynaklarına benzeri görülmemiş derecede darbe indirilmişti. Çoğu kaynaklardan gelen güvenli bilgilere göre Ermenistan nükleer elektirik santralinde üretilen nükleer atıklarını Kubadlı ve Laçin bölgelerinde örtbas edilmektedir. Ermenistanla sınır hattında bulunan Ağdam, Fuzuli, Cebrail, Terter ve Hocavend illerinin toprakları Ermeni işgalcilerince bilerekten yakılmıştır. Yangınlar Ermenilerin kontrolündeki binlerce ha.lık arazileri kapsamakla beraber, aynı zamanda diğer bölgelere de yayılarak çevrede ve doğada çok ciddi bir hasar meydana getirmiştir. Genel olarak Azerbaycan'ın işgal altında bulunan topraklarında Ermenistan ordusunun askerleri tarafından kasıtlı biçimde çıkarılan yangınlar sonucunda 96 bin ha.lık mera, tarla ve yeşillikler, bundan başka ormanlık alanlar yakılarak yok edilmiş, toprağın üst kısmının verimliliği iyice azalmıştır. Yangınlar sırasında çevreye değen zarar 176 milyon Azerbaycan manatı tutarında ölçülmektedir.

Çevreye ve gelişmeye dair Rio de Caneyro Bildirisi'ne göre, savaşlar sürekli gelişme sürecine yıkıcı etki göstermemek zorundadır. O nedenle devletlerin silahlı çatışma sırasında çevreyi koruyan uluslararası hukuka saygı göstermeleri gerekmektedir. Fakat, Ermeniler bu ilkeleri çiğnemekle kalmıyor, bu prensipleri kaba bir biçimde ihlal ederek işgal altında tuttukları toprakların doğasını yerlebir ediyorlar. İşgal altında bulunan topraklarda Ermeni işgalcilerinin canlı doğaya ve insanlığa yönelik eylemleri konusunda Azerbaycan Cumhuriyeti Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı tarafından Avrupa Vahşi Doğanın ve Doğal Çevrenin Korunmasıyla alakalı Bern Sözleşmesinin Genel Sekreterine, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nin Sekreterine, Birleşmiş Milletler İklim değişimleri Sözleşmesi`nin sekreterliğine, Uluslararası Doğanın ve doğal Kaynakların Korunması Birliği`nin Başkanına resmi başvurular yapılmış, uluslararası kuruluşların dikkatine bu yönde acil işlemlerin yapılmasının zorunluluğu sunulmuştur.

Kaynak:

www.eco.gov.az

Çerkez Kubadlı (Memmedov) Kubadlı`nın doğası Ermeni işgalinden önce ve sonra Bakü, "Nurlan", 2007, 48 s.

Şuşa bölgesel Çevre ve Doğal Kaynaklar İdaresi`nin dökümanları